Hekim kontrolünde, uygun yoğunlukta jellerle yapılan diş beyazlatma, sağlıklı dişlerde güvenli kabul edilen bir işlemdir. Diş minesini aşındırmaz ve dişi inceltmez. En sık görülen yan etki, işlemden sonraki birkaç gün süren geçici diş hassasiyetidir. Beyazlatmanın etkisi kalıcı değildir. Beslenme ve alışkanlıklara bağlı olarak renk genellikle 1-3 yıl içinde yavaş yavaş koyulaşır.
Diş Beyazlatma Nasıl Etki Eder?
Profesyonel beyazlatmada hidrojen peroksit ya da karbamid peroksit içeren jeller kullanılır. Bu maddeler minenin içindeki renk veren molekülleri parçalayarak dişin rengini açar. Dişin yüzeyinden bir tabaka kazınmaz ya da zımparalanmaz. Bu yüzden doğru uygulandığında mineye kalıcı bir zarar vermez.
Klinikte yapılan beyazlatmada daha yüksek yoğunlukta jel kısa süre uygulanır ve diş etleri önce koruyucu bir bariyerle kapatılır. Evde beyazlatmada ise hekimin ağzınıza özel hazırlattığı plaklarla daha düşük yoğunluklu jel birkaç gün ya da hafta boyunca kullanılır. Bazı yöntemlerde ışık ya da lazer kullanılır, ancak beyazlatmayı asıl sağlayan yine jeldir.
Zararlı Olabileceği Durumlar
- Hekim kontrolü olmadan kullanılan ürünler: İnternetten alınan yüksek yoğunluklu jeller diş etinde tahrişe, ağza uymayan aparatlar düzensiz sonuçlara yol açabilir. Aşındırıcı beyazlatma tozları ve kömürlü macunlar dişi beyazlatmaz, lekeleri yüzeyi aşındırarak kazır. Uzun süre kullanıldığında mineyi inceltebilir.
- Tedavi edilmemiş çürükler ve sızdıran dolgular: Jel çürükten dişin içine ulaşıp ağrıya neden olabilir. Bu sorunlar beyazlatmadan önce tedavi edilir.
- Diş eti hastalığı ve açıkta kalmış kökler: Hassasiyet belirgin şekilde artabilir.
Hassasiyet Olur mu, Acıtır mı?
İşlem sırasında ağrı beklenmez. Bazı kişiler dişlerinde kısa süreli, iğne batar gibi sızlamalar hisseder. İşlemden sonra 1-3 gün dişlerde soğuk ve sıcağa karşı hassasiyet olabilir. Hassasiyet çoğunlukla kendiliğinden geçer. Hassas dişler için macunlar ve flor uygulamaları yardımcı olur. Önceden hassasiyetiniz varsa hekiminize söyleyin, seans süresi ya da jel yoğunluğu buna göre ayarlanabilir.
Beyazlatma Kalıcı mı?
Beyazlatmanın sonucu kalıcı değildir ama uzun süre korunabilir. Kahve, çay, kola, kırmızı şarap ve sigara rengi daha hızlı geri getirir. Pek çok kişide sonuç 1-3 yıl memnun edici şekilde sürer. Gerektiğinde kısa bir tazeleme uygulaması yapılabilir.
İşlemden sonraki ilk 48 saat dişler renk almaya daha yatkındır. Bu sürede kahve, çay, koyu renkli içecek ve soslardan ve sigaradan uzak durmanız önerilir.
Kimlere Uygulanmaz ya da Ertelenir?
- Hamile ve emziren kadınlara (önlem olarak ertelenir),
- Diş gelişimini tamamlamamış küçük yaştaki çocuklara,
- Tedavi edilmemiş çürük ya da diş eti hastalığı olanlara (önce tedavi yapılır),
- Peroksite karşı alerjisi olanlara.
Beyazlatma dolguların, kaplamaların ve laminelerin rengini değiştirmez. Ön dişlerinde dolgu ya da kaplama olanlarda beyazlatmadan sonra renk farkı ortaya çıkabilir ve bu restorasyonların yenilenmesi gerekebilir. Bazı ilaç ya da gelişim kaynaklı renklenmelerde beyazlatma sınırlı sonuç verir. Bu durumlarda lamine gibi seçenekler konuşulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Diş beyazlatma kaç seans sürer?
Klinikte yapılan beyazlatma çoğu zaman tek seansta, yaklaşık bir saatte tamamlanır. Bazen ikinci bir seans gerekebilir. Evde beyazlatma genellikle 1-2 hafta sürer.
Beyazlatmadan önce diş taşı temizliği gerekir mi?
Genellikle önerilir. Diş taşı ve yüzey lekeleri temizlendiğinde jel dişe eşit şekilde temas eder ve sonuç daha düzgün olur. Bazen yalnızca temizlik bile dişlerin renginde belirgin bir açılma sağlar.
Beyazlatma mı, kaplama mı?
Dişleriniz sağlam ve sorun yalnızca renkse önce beyazlatma düşünülür, çünkü dişe dokunmadan rengi açar. Şekil bozukluğu, kırık, büyük dolgular ya da beyazlatmaya yanıt vermeyen renklenmeler varsa lamine veya kaplama gündeme gelir.
Dişlerinizin beyazlatmaya uygun olup olmadığı muayeneyle anlaşılır. Daha fazla bilgi için diş beyazlatma sayfamıza bakabilirsiniz. Güvenevler, Çankaya'daki kliniğimizde muayene randevusu için 0540 640 6006 numarasını arayabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi kararı muayeneden sonra hekiminiz tarafından verilir.